‘Ayıp Fıkralar (18+)’ ait Komik Şeyler
Birgun bir adam ormanda kaybolur gece karanliginda bir kilise gorur ve geceyi burada gecirmek ister, kapiyi calar basrahip kapiyi acar,basrahibe tanri misafiri oldugunu yolunu kaybettigini bir gece kalip gidecegini anlatir.
Rahipte kabul eder tabi ki gece herkes uyumaya cekilir,fakat adamin gece yarisi tuvalete gitme ihtiyaci dogar ve tuvaleti
aramaya koyulur. Once bir kapiyi acar bakar ki guzel bir kadin geceligiyle ortada dolasiyor sasirir..Sonra baska bir kapiyi acar burada da rahipler yerde daire biciminde oturmus hepsinin aleti meydanda ortada da bir sinek ucuyor buna da cok sasirir;
Adam sonra bir kapi daha acar ve adam birde ne gorsun bir rahip aletinden tavana asilmis saskinligi bir kat daha artan adam
sonunda ihtiyacini giderip yatar. Sabah olunca butun bu gorduklerini basrahibe anlatir ve sebebini sorar.. Rahip de anlatmaya baslar:
-”O gordugun guzel kadin var ya iste o bizim ihtiyacimizi karsilar,o ortada ucan sinekte hangimizin aletine konarsa o gece kadinla o beraber olur”
Adam sorar :
-”Peki o aletinden tavana asilan rahip neyin nesidir ?”
Basrahip hemen cevap verir:
-”O var ya o, ****pu cocugu, aletine bal suruyormus meger!”
Etiketler: Ayıp fıkralar,
gece,
guzel kadin,
rahip,
yatar
Ana sınıfının genç bayan öğretmeni çocuklarla zeka geliştirici oyunlar oynamakta,onlara kafa yorulmasi gereken bilmeceler sormaktadir.Şöyle bir bilmece sorar:
-Hadi bakalim,bana hanginiz bir deliğin içinde bir başka delik yapabilecek?
4 yaşındaki Dilara atlar hemen:
“-Ben size bir deliğin içinde başka bir delik yapabilirim”
Göster bakalim der genc bayan öğretmen
Dilara eline aldığı izola bandı,diğer elindeki makasın delik olan tutulacak kısmının içine yerleştirir ve :
-Bakın işte bir deligin içinde başka bir delik…
Aferin der Ögretmen ve herkes Dilarayi alkışlar.
-Oda bişey mi der sınıfın yaramazı Emre. İsterseniz ben size bir deligin içinde 4 delik yaparım.
Şaşırır öğretmen ve sorar: Devamını oku »
Etiketler: Ayıp fıkralar,
bilmeceler,
delik,
fülüt,
oyunlar
Bir tavşan durmadan tilki yavrularının yanına gelip
sizin ananızı s*kecem diyormuş.
Tabii yavrular bunu akşam anelerine söylemişler. Anneleride, “siz ona bakmayın yavrularım” demiş.
Ertesi gün yine tavşan sizin ananızı s*kecem deyip kaçmış, bunu duyan anne tilkinin tepesi atmış, “ben ona gösteririm” demiş. çoçuklarına bi sonraki gün evden çıkar gibi yapıp saklanmış bi ağacın arkasına.
Tavşan gelmiş yine tam sizin anan… derken tilki fırlamış ağacın ardından.
Tavşan önde tilki arkasında başlamışlar koşmaya,
kaç tavşan kaç,
tut tilki tut
misali
Devamını oku »
Etiketler: pozisyon,
tavşan,
tilki,
yavrular,
yavşak
Ceza evinde tutuklu olan İngiliz Fransız ve Temele bi gün hapishane müdürü bi yarışma düzenler.Üç tutuklununda hücresine birer köpek konulacak,1 yıl köpekle ilişkiye girecek mahkumlar ve bu bir yılın sonunda köpeği en çok doğurtan serbest kalcaktır.Aradan bir yıl geçer ve tüm basın ve tüm mahkumlar merakla kapıların açılmasını bekler ilk olarak Fransızın kapısı açılır ve yanına konulan köpekle birlikte 9 köpek daha çıkar dokuztane yavrulatmıştır sonra ingilizin kapısı açılır.tam 31 tane köpek yavrulatmış, Devamını oku »
Etiketler: ilk,
köpek,
mahkumlar,
sexe,
tane,
temele
Köyün birinde bir kız yaşardı.Ailesi bunu okula göndermediği,dışarı çıkartmayıp,köyün delikanlılarından uzak tuttuğu ve bundan dolayı cinsel hayatı bilmediği için ona saf derlerdi. Bir gün bu kızı hasan adında biriyle evlendirirler ve sıra gerdek gecesine gelir.Hasanın *ikini gören saf gelin şaşırır ve bu ne diye sorar. Hasan anlatmaya başlar:
-Bundan sadece bende var başka kimsede yok, sakın kimseye söyleme der. Devamını oku »
Etiketler: ahmet,
gelin,
gelir,
hani,
saf,
uzak
Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış. O kadar zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış. Bir gün kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir doktor bey atanmış. Genç doktor, hem yakışıklı hem de çok parlak kız gibi bir şeymiş.
Doktoru gören bekçi ile imam, birbirleriyle iddiaya girmişler. Doktoru önce kim götürürse iddiayı o kazanacakmış. Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi doktorun muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlığını söylemiş. Doktor, bekçinin üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş. Bekçiyi muayene etmeye başlamış. Elini bekçinin sırtına ve göğsüne sürerken bekçi doktorun elini nazikçe tutmuş;
BEKÇİ:”Doktor bey sana birsey söylemek istiyorum”
DOKTOR:”Söyle bakalım”
BEKÇİ:”Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni bir kere yapmak istiyorum”
DOKTOR:”Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak için görev yapıyoruz.”
DOKTOR:”Yalnız, şimdi akşam üzeridir, insanlar işten çıkmıstır, muayenehaneme uğrayabilirler, sen şu pencereden bir bak bakayim sokak sakin mi, yakalanmayalım.” der.
Pencereler yukarıya doğru açılıp alttan mandallanan pencerelerdenmış. Bekçi pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dişarı çıkartıp sokağa bakmaya başlamış. Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek pencereyi kapatmiş ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış. Doktor bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış gidip gelmeye. Doktor gidip geldikçe bekçinin ağzındaki düdük “düüürt düüürt” diye ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi;
İMAM:”Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var”
BEKÇİ:”Bakıyorum asayiş berkemal mi?”
İMAM:”Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha kadar o pencerede nara attım” demiş.
Etiketler: doktora,
hay hay,
idealist,
imam,
nara